Covid-19 sonrası kan sulandırıcı kullanılmalı mı?

Covid-19 sonrası kan sulandırıcı kullanılmalı mı?
Covid-19 sonrası kan sulandırıcı kullanılmalı mı?

Coronavirüs tedavisi sırasında kullanılan kan sulandırıcılara bazı hastaların iyileştikten sonra da devam etmesi gerekiyor. Ancak dozları ve kullanım süreleri çok önemli. Zira aşırı dozda kullanıldıklarında altta yatan bir hastalık varsa bu durum beyin kanaması, mide kanaması gibi ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Selen Yurdakul, coronavirüsü atlatan hastaların bu konuda bilmeleri gerekenleri şöyle açıkladı…

Prof. Dr. Selen Yurdakul

Tüm hastalar için önemli

Covid-19 enfeksiyonu esas olarak akciğerleri etkiliyor olsa da, en kritik zarar yaygın pıhtı oluşumudur. Çünkü pıhtı, toplar damar ve atar damarlarda, akciğer başta olmak üzere tüm organlarda oluşabilmekte ve ölümcül seyretmektedir. Bu nedenle Covid-19 enfeksiyonu sırasında, hastanede yatmakta olan veya evde tedavi olan hastaların tamamının kan sulandırıcı ilaç (iğne şeklinde) kullanmaları gerekir. Öte yandan hastaların iyileştikten sonra da kan sulandırıcı ilaçları kullanmalarının ne kadar gerekli olduğu ve eğer kullanacaklar ise hangi dozda ve ne kadar süre kullanmaları gerektiği merak konusudur.

İşte yeni araştırma sonuçları

Covid-19 tedavisi ve sonrasında kan sulandırıcı kullanımında hekimlerin kişisel tecrübe ve görüşleri önemliyken; bazı hastalar bu ilaçları gelişigüzel kullanmaktadır. Ancak yeni yapılan önemli bir çalışmaya (MICHELLE çalışması) göre daha net sonuçlar elde edilmiştir.

KİMLERE ÖNERİLİR?

En yeni bilgilere göre, Covid-19 enfeksiyonu sırasında, evde veya hastanede fark etmeksizin, tüm hastaların yaygın pıhtı oluşumunu önlemek amacıyla, iğne şeklinde (cilt altı enjeksiyon) kan sulandırıcı ilaç almaları, iyileşme sonrasında da özellikle pıhtı oluşumuna yatkınlığı olan hastaların kan sulandırıcı ilaç (tablet şeklinde) almaları gerekmektedir. Kan sulandırıcı kullanmaları gereken hastalar şöyle sıralanabilir…

– Taburculuk veya iyileşme anındaki D-dimer değeri (damar içi pıhtılaşmayı gösteren ve coronavirüs hastalarının takibinde büyük önem taşıyan bir gösterge) yüksek olanlar,

– Daha önce herhangi bir nedenle pıhtı oluşmuş hastalar,

– Pıhtı oluşumunu kolaylaştıran genetik bir bozukluğu olanlar,

– Son 5 yılda kanser geçirenler,

– Yoğun bakım ünitesinde yatarak tedavi görenler,

– Yatağa bağımlı yaşayan ve hiç hareket edemeyen hastalar,

– 60 yaşından büyük hastalar.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*