0

Bir futbolcunun en büyük kâbusu: Ağır sakatlıklar

Işıltılı bir hayat, kameraların ilgisi, gittiğin çoğu yerde saygı görmek, olağanüstü bir yıllık gelir bunlar bir futbolcunun hayatına baktığında dışarıdan görülenler.

Bütün bu avantajların yanında profesyonel futbol çok sert bir iş. Müsabaka sporlarının hepsinde olduğu gibi oyuna devam edebilmek için fiziksel ve mental olarak hep diri kalmak gerekiyor.

Futbolcuların en büyük kabusu ise her zaman uzun sakatlıklar oldu. Geçmişte Hollanda futbolunun efsanesi Marco Van Basten, Türkiye’de de Rıdvan Dilmen gibi efsane sporcular sakatlıklar sonucu erken yaşta futbolu bırakmak zorunda kaldı. Kimi futbolcular uzun sakatlık dönemlerinin ardından toparlanarak oyunlarına kaldıkları yerden devam edebiliyor (Yusuf Yazıcı, İlkay Gündoğan) fakat kimileri ise çapraz bağ kopması, ayak kırılması gibi büyük sakatlıkların ardından eski performanslarını yakalayamıyor.

Türk futbolunun son yıllarda yetiştirdiği en büyük yıldızlardan olan Trabzonspor’un dinamosu Abdülkadir Ömür, hafta içi Konyaspor ile yapılan maçın 26’ıncı dakikasında sağ ayağına aldığı bir darbe sonucu yere yığıldı. Ömür’ün 3-4 ay süre ile sahalardan uzak kalması bekleniyor. Abdülkadir Ömür kariyeri boyunca sakatlıklarla mücadele etti.

Ömür, sakatlıklar ve rahatsızlıklardan dolayı Trabzonspor kariyerinde 60 resmi maçı kaçırdı. Fotoğraf: DHA

Bir futbolcu için ağır sakatlık süreci nasıl geçer? Fiziksel toplarlanmanın yanında mental olarak nelere dikkat edilmeli. Eski performans nasıl geri kazanılır? Bu sporuların yanıtlarını Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Spor Genetiği Uzmanı Dr. Korkut Ulucan, Spor Psikoloğu Arda Coşkun ve bir dönem A Milli Futbol takımında da görev yapan Psikolog Prof Dr. Acar Baltaş SÖZCÜ okurları için yanıtladı.

1-Çapraz bağ kopması, ayak kırılması gibi büyük sakatlıklar, sporcu sağlığı için ne ifade eder?

Spor Genetiği Uzmanı Dr. Korkut Ulucan: Bunlar sporcular için büyük sorun. Çapraz bağ kopmalarında ya da kırıklarda kemiğin nereden ne şekilde kırıldığı, kaynama süresi sporcunun metabolizması ile ilgili. 6-7 ay sürüyor en ufak sakatlıklar. Yani, sakatlanan bir sporcu için sezonu kapattı diyebiliriz.

2-Bu sakatlıkları yaşayan sporcular iyileştikleri zaman performans kaybı yaşar mı?

Spor Genetiği Uzmanı Dr. Korkut Ulucan: Evet, bazı sakatlıklardan sonra sporcular eski performanslarına dönemiyorlar. İyileşme süreçlerinde sporcunun yaşı ve beslenmesi de çok önemli. Özellikle ileri yaşlarda, biyolojik olarak eski metabolizmalarına dönmeleri uzun zaman alıyor.

3-Ağır sakatlık sürecinde sporcu psikolojisi nasıldır?

Spor Psikoloğu Arda Coşkun: Sakatlık süreci sporcular için en büyük travmalardan biridir. Bu dönemde gelecek kaygısı, belirsizliklerle mücadele, tekrardan benzer bir performansla sahaya dönüş yapamama veya takımdaki rolünü kaybetme gibi temel kaygılar sporcular tarafından yoğun bir şekilde yaşanabilir.

Bu duruma özgüven, motivasyon ve odaklanma kaybı da eklenebilmektedir. Fiziksel ağrılarla boğuşan sporcular kendilerini bu süreçte psikolojik olarak geliştirmezlerse büyük bir çıkmazın ve depresif bir ruh halinin içinde kalabilirler. Ağır sakatlıklar sonrası tedavi süreci her zaman doğrusal olarak ilerlemez süreç hızlanabilir, geriye doğru da gidebilir.

Bu süreçteki belirsizlikler ve yanlış yönlendirmeler de sporcunun sahaya dönüşünü geciktirebilir. Aynı zamanda sakatlık sonrası süreçte sporcular için doğru hedef belirleme de çok zordur. Çoğunlukla sakatlık öncesi dönemdeki gibi sadece sonuç hedeflerine odaklanma hayal kırıklığını da beraberinde getirebilir.

Fenerbahçe’nin efsane ismi Rıdvan Dilmen 1987-1995 yılları arasında sarı-lacivert formayı giydi. Dilmen kariyeri boyunca pek çok sakatlıkla boğuştu. Fotoğraf: Depo Photos

Psikolog Prof Dr. Acar Baltaş: Eğer takımda işler kötü gidiyorsa futbolcu küçük sakatlığını abartır. Kaybedilen maçlardan sonra futbolculardan daha fazla tedavi talebi gelir, ağrılardan çok şikayet edilir. Eğer takımda işler iyi gidiyorsa, çok önemli değil denilerek ufak ağrılar geçiştirilir. Buradaki mesele ağrı toleransı ile ilgili, ‘futbolcular numara yapar’ demek istemiyorum. Tolerans da motivasyon ile ilgilidir. İşler kötü gidiyorsa futbolcular ufak sakatlıklarının arkasına saklanırlar.

4-Sporcular mental olarak ağır sakatlıklar ile nasıl mücadele etmelidir?

Spor Psikoloğu Arda Coşkun: Sporcunun öncelikleri doğrultusunda sürecin planlanması için uzman kişilerin yardımını almak şarttır. Araştırmalar tedavi sürecinde mental destek alana sporcuların sahaya daha erken döndüğünü göstermektedir.

Bizler tedavi sürecindeki sporcularla mutlaka süreç ve performans hedefleri çalışması yaparız. Ayrıca kullandığımız zihinde canlandırma, nefes-rahatlama egzersizleri ve içses çalışmaları ile sporcunun fiziksel olarak spordan uzakta olsa bile zihinsel formunu korumasına yardımcı oluruz.

Psikolog Prof Dr. Acar Baltaş: Kişiliğine göre farklı tepkiler gösterebiliyor sporcular. Spor hayatlarının bittiğini ya da bir daha eskisi gibi olmayacağını düşünebilirler. Kişi, ne kadar kuvvetli ise bu süreçten çıkması da o kadar kolay olur.

25 sene önce futbolcu sakatlığının geçmesini beklerdi ama bugün sakatlanmayan her kasını çalıştırma şansı var. Sakatlanmanın yüzde 50’si yani sakatlanmamanın da yüzde 50’si oyuncunun elindedir. Fiziksel olarak ne kadar hazırsa, o kadar da güçlüdür ve sakatlanma ihtimali de bir o kadar düşüktür. Bazı oyuncular ben teknik oyuncuyum koşmam 2 pas atarım derse, daha çok sakatlanıyorlar.

Hollanda Milli Takımı’nın unutulmaz oyuncusu Marco Van Basten aldığı darbeler sonucu 31 yaşında futbolu bırakmak zorunda kalmıştı. Fotoğraf: Depo Photos

‘YARDIM ALMAYA HAZIR OLMAK ÖNEMLİ’

Mental yardımı almaya hazır olmak da önemli, erken yaşlardan hazırlığı olanlar için bu yardım değerlidir. Öbür yardımlar sıkma canını lafından öteye geçemez. Bu futbolcunun değerleri, hayata bakışı, kişiliğinin gücüne bağlı olarak yardım yapılabilir. Bu sakatlığın onun hayatında değerli olması sağlanabilir. Oyuncu, yaşadığı sakatlığı şansa bile dönüştürebilir mental olarak hazırsa.

Yine sakatlanan yabancı oyuncuların ülkelerine gidip tedavi olmaları yerine Türkiye’de kalmaları dönüşlerinde daha çok randıman alabilmeleri ve süreci rahat atlatabilmeleri açısından çok önemli. Çünkü, kilometrelerce uzakta oyuncunun nasıl bir tedavi aldığına hakim olamaz kulüpler.

5-Sakatlık yaşadıktan sonra müsabakalara dönüldüğünde sporcuların tekrar sakatlık yaşama korkusu performanslarını etkiler mi?

Spor Genetiği Uzmanı Dr. Korkut Ulucan: Kulüpler sporcuların bu korkularını yenmeleri için ekip halinde çalışıyor. Spor psikologları ve beslenme uzmanları oluyor sporcuların. Bireysel antrenörü olması çok önemli. Büyük sporculara baktığımızda hepsinin kendileri ile özel çalışan diyetisyenleri, fitness hocaları, psikologları var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir