Ekonomik krizin derinleşmesi, sanayi üretimini olumsuz etkilemeye başladı. Otomotiv Sanayii Derneği Başkanı Cengiz Eroldu, daha önce gerçekleştirdiği bir basın toplantısında, “Yüksek maliyetler, enflasyon ve dengesiz döviz kurları devam ederse, tekstil sektöründe olduğu gibi otomotiv sektörü de yatırımlarını yurtdışına kaydırabilir” şeklinde bir uyarıda bulundu.
Bu endişeler, otomotiv yan sanayisinde ilk belirtilerini göstermeye başladı. Yabancı üreticiler, Türkiye’deki yatırım projelerini durdururken, sektör temsilcileri ‘öngörülebilirlik’, ‘maliyet’ ve ‘rekabetçilik’ gibi konulara vurgu yapıyor.
Ekonomi ve siyaset alanındaki belirsizlikler, otomotiv yan sanayide önemli istihdam kayıplarına yol açtı. Örneğin, 54 yıldır Bursa’da faaliyet gösteren Bosch, hidrolik, yakıt ve fren sistemleri parçaları üretimi yapan fabrikasında 1500 kişilik bir istihdam daralması gerçekleştirdi. Artan maliyetler ve düşen rekabet gücü nedeniyle alınan bu kararın ardından, dünyanın önde gelen otomotiv güvenlik sistemleri üreticilerinden Autoliv de Türkiye’deki üretimini sonlandırma kararı aldı. Şirket, Türkiye’deki 2200 çalışanını kademeli olarak işten çıkaracak. Ayrıca, İtalyan jant üreticisi Magnetto Wheels de Türkiye’deki operasyonlarını sonlandırma kararı aldığını duyurdu.
Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Başkanı Yakup Birinci, yatırımcıların kararlarını etkileyen faktörler arasında öngörülebilir bir yatırım ortamı, rekabetçi maliyet yapısı ve dönüşümü destekleyen mekanizmaların önemli olduğunu belirtti.
Birinci, Türkiye’nin rekabetçilik konusunun sektör açısından hayati bir öneme sahip olduğunu ifade etti: “Yüksek finansman maliyetleri, enerji ve işçilik maliyetlerindeki artış, döviz ve enflasyon dengesizlikleri ile küresel pazardaki fiyat baskıları birleştiğinde, Türkiye’deki üreticiler için zor bir tablo ortaya çıkıyor. Türkiye artık yalnızca Doğu Avrupa ile değil; Portekiz ve İspanya gibi Batı Avrupa ülkeleriyle de benzer işçilik maliyetleri ile rekabet etmek durumunda kalıyor. Bu durum, yeni yatırım kararlarını ve siparişlerin hangi ülkelere yönleneceğini de etkiliyor.”
Yatırım iştahının gerilemesine dair veriler de dikkat çekici. “Üyelerimizin kapasite kullanım oranları önceki çeyreğe göre yüzde 72’den yüzde 68’e düştü. Önceki çeyrekte üyelerin yüzde 25,6’sı yeni yatırım planlıyordu, bu oran şimdi yüzde 20,8’e geriledi. Üyelerimizin sadece yüzde 10’u istihdam artışı planlarken, yüzde 27’si daralma yaşanacağını belirtiyor, yüzde 63’ü ise mevcut istihdam düzeyini korumayı hedefliyor.”
